Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, 2026 yılının Nisan ayında Türkiye genelinde konut satışları dikkat çekici bir seyir izledi. İlk el konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre %9,6 artışla 40 bin 306 seviyesine yükselirken, ikinci el satışlar %0,3 düşüşle 86 bin 502 olarak kaydedildi. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı %31,8, ikinci el konutların payı ise %68,2 oldu. Bu tablo, gayrimenkul piyasasında yeni projelere olan ilginin arttığını, ikinci el satışlarda ise durağan bir eğilim yaşandığını ortaya koyuyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Nisan 2026 verileri, gayrimenkul piyasasında dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. İlk el konut satışları %9,6 artışla 40.306 seviyesine yükselirken, ikinci el konut satışları %0,3 azalışla 86.502 olarak kaydedildi. Toplam satışlar içinde ilk elin payı %31,8, ikinci elin payı %68,2 oldu. Bu oranlar, yeni projelere olan ilginin giderek arttığını, ikinci el piyasasının ise daha durağan bir seyir izlediğini gösteriyor. Özellikle inşaat sektöründeki kampanyalar, kredi faizlerindeki değişimler ve konut arzındaki çeşitlilik bu eğilimin temel belirleyicileri arasında yer alıyor.
Yeni projeler: Büyükşehirlerde ulaşım ağlarına yakın, sosyal donatıları güçlü projelerde ilk el satış artışı daha belirgin. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde yeni projelere talep canlı.
İkinci el pazar: Fiyat/konum dengesi arayan alıcılar ikinci el konutlara yöneliyor. Aile tipi konutlarda talep sürdürülebilirliğini korurken, yatırım amaçlı alımlarda daha seçici bir yaklaşım öne çıkıyor.
Fiyat baskısı: Enflasyon ve artan inşaat maliyetleri fiyatları yukarı çekerken, kredi faizlerindeki dalgalanma talebi kısa vadede baskılayabiliyor. Bu durum, özellikle orta gelir grubunun alım gücünü doğrudan etkiliyor.
Yeni projelerde erken alım avantajı, kampanyalar ve ödeme kolaylıklarıyla maliyet etkinliği sağlıyor.
Kira getirisi yüksek semtlerde ikinci el alımlar uzun vadede cazip olabilir. Özellikle üniversite bölgeleri ve gelişen iş merkezleri yatırımcılar için öne çıkıyor.
Kredi faizlerindeki dalgalanma kısa vadede talebi baskılayabilir.
Bölgesel arz fazlası veya altyapı eksiklikleri değer artışını sınırlayabilir. Özellikle yeni gelişen bölgelerde yatırım yaparken dikkatli olunmalı.
Alıcılar: Lokasyon, ulaşım, okul ve sağlık hizmetlerini önceliklendirin. Toplam maliyeti hesaplarken faiz, aidat ve vergileri göz ardı etmeyin.
Satıcılar: Evinizin değerini artıracak küçük iyileştirmeler yapın. Profesyonel fotoğraf ve doğru fiyatlandırma ile ilanınızın görünürlüğünü artırın.
Yatırımcılar: Getiri hesaplamasında brüt ve net kira getirisi ile amortisman süresini karşılaştırın. Uzun vadeli değer artışı için gelişen bölgeleri radarınıza alın.
Konut satışlarının yanı sıra iş yeri satışlarında da hareketlilik gözleniyor. Özellikle ticari alanlarda küçük ofis ve dükkan yatırımları, girişimciler ve yatırımcılar için cazip hale geliyor. Büyükşehirlerde artan nüfus ve ticari faaliyetler, iş yeri satışlarını destekleyen faktörler arasında. Ancak burada da kredi koşulları ve bölgesel talep belirleyici rol oynuyor.
Nisan 2026 verileri, yeni projelere yönelen güçlü bir talep artışı ile birlikte ikinci el piyasasının dengelendiğini ortaya koyuyor. Gayrimenkul yatırımcıları ve alıcıları için mesaj net: kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade lokasyon, kira getirisi ve uzun vadeli değer artışına odaklanın. İş yeri satışları ise girişimciler için yeni fırsatlar sunuyor.
👉 Emlak Dergisi okuyucuları için öneri: Bölgesel analizleri takip edin, kredi koşullarını yakından izleyin ve yatırım kararlarınızı uzun vadeli perspektifle şekillendirin.