Kadastro çalışmaları, taşınmazların mülkiyet durumunu resmî olarak belirleyen, uzun vadeli etkileri olan bir süreçtir. Ancak zaman zaman hak sahiplerinin bilgisi dışında yapılan hatalı tespitler sonucunda, kişinin arazisi başka bir kişi adına tapuya tescil edilebilmektedir. Böyle bir durumla karşılaşan vatandaşların, zamanında ve doğru hukuki adımlar atması büyük önem taşır.
Kadastro tespiti tamamlandıktan sonra, sonuçlar mahalle/sokak veya köyde askıya çıkarılır ve itiraz süresi tanınır. Bu sürede itiraz edilmemesi ya da açılan davanın reddi halinde tespit kesinleşir. Ancak bu kesinleşmeden sonra da bazı durumlarda genel hükümlere göre dava açmak mümkündür.
Eğer bir taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında başkası adına tapuya tescil edilmişse ve siz bu durumdan yeni haberdar olduysanız, hala hak arama imkânınız olabilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda başvurulacak yer, asliye hukuk mahkemeleridir. Çünkü konu, tapuda kayıtlı taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir ihtilaftır ve genel mahkeme görevlidir.
Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu nedenle davanızı, taşınmazın bağlı olduğu ilçedeki adliyede yer alan asliye hukuk mahkemesinde açmalısınız.
Kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğu için, mahkeme bu sürenin geçtiğini tespit ederse davayı esasa girmeden reddeder. Bu nedenle, süreyi geçirmemek hayati önemdedir.
📌 Not: Bu 10 yıllık süre, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihte başlar, sizin durumu fark ettiğiniz tarihte değil. Dolayısıyla, yeni haberiniz olmuş olsa dahi eğer 10 yıl geçtiyse dava açmanız mümkün olmayabilir.
Açacağınız dava genellikle:
Tapu kayıtlarını inceleyin: İlgili tapu müdürlüğünden taşınmazın güncel ve geçmiş kayıtlarını alın.
Kadastro tespit tutanaklarına ulaşın: Tespit esnasında ne tür bilgi ve beyanlarla kimin adına kayıt yapıldığı öğrenilmeli.
Süreci bir avukatla yönetin: Süreç teknik detaylar içerdiğinden, deneyimli bir gayrimenkul avukatıyla çalışmanız yerinde olur.
Sonuç
Kadastro sonucu yeriniz başkası adına tescil edilmişse ve 10 yıllık hak düşürücü süre dolmamışsa, asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açarak hakkınızı arayabilirsiniz. Bu tür davalarda zamanlama, delil sunumu ve hukuki argümanlar çok önemlidir. Gecikmeden harekete geçmek, mülkiyet hakkınızı korumanın temelidir.
EMLAK DERGİSİ