2025 Haziran verileri, Türkiye’deki konut ve kira piyasasında dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Uzun süredir enflasyonun ve ekonomik belirsizliklerin etkisinde şekillenen gayrimenkul sektörü, bu dönemde reel fiyatlardaki düşüş, talepteki dalgalanmalar ve kiralardaki mevsimsel hareketlerle farklı bir tablo çiziyor. sahibindex’in güncel “Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” raporu, hem yatırımcılar hem de kiracılar açısından önemli ipuçları sunuyor.
Reel fiyatların negatif seyri, cari fiyatlardaki sınırlı artışlar, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki farklılaşan eğilimler; piyasadaki yön arayışının sürdüğünü gösteriyor. Bu yazıda, satılık ve kiralık konut piyasasında yaşanan gelişmeleri derinlemesine inceleyerek sektördeki güncel durumu tüm yönleriyle analiz ediyoruz.
2025 Haziran itibarıyla satılık konutların reel fiyatları ülke genelinde düşüş eğilimini sürdürüyor. Bir önceki yıla kıyasla Türkiye genelindeki yıllık reel fiyat değişimi yüzde -6,1 olarak kaydedilirken, İstanbul’da yüzde -5,2, İzmir’de yüzde -4 oranında düşüş görüldü. Sadece Ankara, yüzde 1,8’lik pozitif değişimle reel anlamda değer kazanmayı sürdüren büyükşehir oldu.
Bu veriler, nominal (cari) fiyatlarda artış yaşansa da enflasyon etkisinden arındırıldığında konutların gerçek değerinin düştüğünü ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle yatırım amaçlı konut alımlarında dikkatli olunması gerektiğine işaret ediyor.
Ülke genelinde satılık konutların cari fiyatlarındaki yıllık artış oranı Haziran 2025 itibarıyla yüzde 26,8 olarak belirlendi. Bu oran, bir önceki ay olan Mayıs 2025’e kıyasla 0,3 puanlık düşüş anlamına geliyor. Ortalama metrekare satış fiyatları şu şekilde:
Yıllık cari fiyat artışlarının enflasyonun altında kalması, reel anlamda fiyatların düştüğü bir piyasaya işaret ediyor. Bu da alıcılar için pazarlık şansının yükseldiği bir dönemi beraberinde getiriyor.
Haziran ayında, konut talep endeksi bir önceki aya göre yüzde 11,2 düşüşle 135,4 seviyesine geriledi. Bu gerilemenin önemli bir kısmının bayram tatilinin etkisiyle ortaya çıktığı belirtilse de, talepteki bu düşüş sektöre olan ilgide yavaşlamayı da gözler önüne seriyor.
Bununla birlikte, yıllık bazda bakıldığında konut talep endeksi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 daha yüksek. Bu da genel anlamda konuta olan ilginin hâlen canlı olduğunu ancak kısa vadeli durgunlukların geçici olabileceğini gösteriyor.
Kiralık konut piyasası, satılık konutlara kıyasla daha dinamik bir görünüm sergiliyor. Haziran 2025’te Türkiye genelindeki reel kira endeksi yüzde 2,4 artarak 183,2 seviyesine çıktı. Yıllık bazda ise reel kira fiyatları yüzde 1,8 oranında düştü.
Üç büyük şehirdeki yıllık reel kira değişimleri şu şekilde:
Bu veriler, büyük şehirlerde kiraların enflasyona karşı daha dirençli olduğunu ve reel olarak sınırlı da olsa bir artış eğilimi sergilediğini ortaya koyuyor. Özellikle üniversite tercih döneminin yaklaşması ve yaz mevsiminin etkisiyle, kiralık konut talebinde belirgin bir artış yaşandığı gözlemleniyor.
Haziran 2025’te kiralık konutlara olan talep, bir önceki aya kıyasla yüzde 8,8 artış gösterdi. Ancak geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,2 daha düşük kaldı. Bu durum, talepteki yükselişin kalıcı olmaktan çok mevsimsel etkenlerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Yaz aylarında artan taşınma, tayin ve yer değiştirme gibi nedenler, kiralık konut piyasasında geçici canlanmalara yol açıyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise BETAM ile TÜİK’in kira endekslerinin karşılaştırılması. BETAM tarafından sahibinden.com ilan verilerine göre hesaplanan endeks, yalnızca yeni ilanlardaki talep edilen kira bedellerine odaklanıyor. Gerçekleşen kiralama fiyatları bu hesaplamaya dahil edilmiyor.
TÜİK’in kira endeksi ise aynı konutta oturmaya devam eden kiracıların yaşadığı kira artışlarını temel alıyor. Bu nedenle, iki kurumun açıkladığı veriler zaman zaman ciddi farklılıklar gösterebiliyor. Yatırımcıların ve karar alıcıların bu yönteme dayalı farkları dikkate alarak değerlendirme yapması büyük önem taşıyor.
2025 Haziran itibarıyla konut ve kira piyasası, ekonomik göstergeler ve sosyal dinamiklerin etkisiyle yeniden şekilleniyor. Reel fiyatlardaki düşüş, cari fiyatlardaki yavaşlama ve konut talebindeki iniş-çıkışlar, sektördeki dönüşüm sürecini yansıtıyor.
Kiralık konut tarafında mevsimsel canlılık ve büyük şehirlerdeki görece daha dirençli fiyat yapısı dikkat çekerken, satılık konutlar tarafında ise fiyatların baskılanmaya devam ettiği ve yatırımcıların daha temkinli davrandığı bir döneme girildiği görülüyor.
Gerek alıcılar gerekse yatırımcılar için bu veriler, daha bilinçli ve stratejik kararlar alınması adına önemli bir rehber niteliğinde. Önümüzdeki dönemde faiz oranları, konut kredisi politikaları ve enflasyon beklentileri, piyasanın yönünü belirleyecek temel faktörler olmaya devam edecek.