İmpomes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Kent ve Bölge Plancısı Dr. Müberra Oflaz’a göre, ulaşım projeleri artık gayrimenkul yatırımlarında belirleyici rol oynuyor. Oflaz, bir ulaşım hattının güzergâhı ya da istasyon konumunun, daha proje aşamasındayken bile bölgedeki arsa ve konut fiyatlarını yukarı çekebildiğini belirtiyor. Bu durum, yatırımcıların klasik kriterlerin ötesine geçerek ulaşım projelerini yakından takip etmesini zorunlu kılıyor.
Büyükşehirlerde metro ve tramvay yatırımları, mahalle bazında ciddi fiyat farklılıkları oluşturuyor. Özellikle istasyon çevresinde konumlanan konutlar, aynı mahallede daha uzak noktadaki konutlara kıyasla yüzde 20 ila 40 oranında daha yüksek fiyatlarla alıcı bulabiliyor. Bu bölgelerde kiralama süreleri kısalırken, ticari hareketlilik de hız kazanıyor. Kafeler, ofisler, sağlık merkezleri ve küçük işletmeler, istasyon çevresinde yoğunlaşarak yeni bir ekonomik mikro merkez oluşturuyor.
Yüksek hızlı tren projeleri, şehirler arası ulaşımı dönüştürerek “günlük erişilebilirlik” kavramını güçlendiriyor. Özellikle Ankara merkezli hatların Anadolu şehirleriyle entegrasyonu, farklı şehirlerde yaşayıp çalışabilme modelini mümkün hale getiriyor. Bu durum, konutu yalnızca yatırım aracı olmaktan çıkararak yaşam tercihi haline getiriyor. Gar çevrelerinde gelişen yeni konut projeleri, oteller ve karma kullanım alanları ise şehirlerde ikinci merkezlerin oluşmasına zemin hazırlıyor.
Karayolu projeleri ve çevre yolları da şehir içi ve şehirler arası ticaretin yönünü değiştiriyor. Yeni otoyollar ve bağlantı yolları, mevcut ticaret akslarını dönüştürürken, lojistik merkezlerle entegre edilen bölgelerde sanayi ve depolama alanlarının hızla büyümesine neden oluyor. Bu durum, özellikle arsa yatırımlarında yeni fırsat alanları ortaya çıkarıyor.
2026 yılında devreye alınması planlanan Ankara–İzmir, Yerköy–Kayseri ve Halkalı–Kapıkule hızlı tren hatları ile Antalya–Alanya ve Ankara–Kırıkkale–Delice otoyol projeleri, bölgesel kalkınmayı hızlandıracak önemli yatırımlar arasında yer alıyor. Bu projeler, sadece ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda çevresindeki bölgelerde konut ve ticari gayrimenkul talebini artırarak yeni değer alanları oluşturacak.
Uzmanlara göre, ulaşım projeleri artık şehirlerin geleceğini okumada en kritik veri kaynaklarından biri haline gelmiş durumda. Yeni bir hattın geçeceği güzergâh ya da bir lojistik merkezin konumu, yatırımın yönünü önceden işaret ediyor. Bu nedenle, gayrimenkul yatırımcılarının yalnızca mevcut duruma değil, planlanan ulaşım projelerine göre strateji geliştirmesi büyük önem taşıyor.