Konut Piyasasında Erişilebilirlik Dönemi Başlıyor
Konut Piyasasında Yeni Dönem Erişilebilirlik ve Değer Öne Çıkıyor
Türkiye konut piyasası, satış rakamları ve fiyat hareketleri açısından önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. TÜİK verilerine göre eylül ayında konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre gerilerken, ilk el konut satışlarında artış yaşanması dikkat çekti. Merkez Bankası verileri ise konut fiyatlarının nominal olarak yükselmesine rağmen reel bazda değer kaybettiğini ortaya koydu. Uzmanlar, alıcıların artık yalnızca fiyat artışı beklentisiyle hareket etmediğini, konutun bulunduğu bölge, kira getirisi, yapı kalitesi ve uzun vadeli yatırım potansiyeli gibi unsurları daha fazla dikkate aldığını belirtiyor. Finansman koşullarındaki değişimlerin sektöre yön vermeye devam edeceği değerlendirilirken, önümüzdeki yıllarda konuta erişilebilirlik ve sürdürülebilir yatırım anlayışının piyasanın en önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.
Konut Piyasasında Uzun Vadeli Değer Arayışı
TÜİK verilerine göre eylül ayında Türkiye genelinde 142 bin 390 konut satıldı. Satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 azalırken, ilk el konut satışları yüzde 3,9 arttı. Merkez Bankası verileri ise konut fiyatlarının yıllık nominal yüzde 22,3 yükselmesine rağmen reel olarak yüzde 5,7 gerilediğini ortaya koydu.
“Alıcılar artık yalnızca fiyat artışına odaklanmıyor”
Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut satın alma kararlarında finansman koşullarının ve gayrimenkulün uzun vadeli değerinin öne çıktığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Gayrimenkul piyasasında artık yalnızca fiyat artışına dayalı bir yatırım anlayışından söz etmek mümkün değil. Alıcılar konutun bulunduğu bölgeyi, kira potansiyelini, yapı özelliklerini ve gerçek piyasa değerini birlikte değerlendiriyor. Özellikle finansman maliyetlerinin yüksek olduğu dönemlerde doğru fiyatlandırma daha da önem kazanıyor.”
“Faizlerdeki değişim ertelenen talebi harekete geçirebilir”
Eylül ayında ipotekli konut satışları yıllık yüzde 5,1 artarak 23 bin 397’ye ulaştı. Finansman koşullarının konut piyasasının geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade eden Doğan, şunları kaydetti:
“Konut sahibi olmak isteyen ancak kredi koşulları nedeniyle kararını erteleyen bir alıcı kitlesi bulunuyor. Faiz oranlarında yaşanabilecek iyileşmeler bu talebin bir bölümünü yeniden harekete geçirebilir. Ancak piyasada kalıcı bir hareketlilik oluşması için finansmana erişimin yanı sıra konut fiyatlarının satın alma gücüyle dengelenmesi gerekiyor.”
“2027’de konuta erişilebilirlik daha fazla konuşulacak”
2027 yılına ilişkin beklentilerini de değerlendiren Doğan, konut arzı ve alım gücü arasındaki dengenin önemine dikkat çekti:
“Önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektörünün en önemli gündem maddelerinden biri konuta erişilebilirlik olacak. Konut ihtiyacı devam ediyor ancak bu ihtiyacın satışa dönüşebilmesi için fiyatların, finansman koşullarının ve hane halkı gelirlerinin belirli bir dengede olması gerekiyor. Yatırımcıların da kısa vadeli fiyat hareketleri yerine uzun vadeli değer ve sürdürülebilir getiri potansiyeline odaklanması gerektiğini düşünüyorum.”