Bilge Özdemir Bağımsız Afet Bakanlığı Çağrısı
Bilge Özdemir “Afet Yönetimi Tek Çatı Altında Toplanmalı”
Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu doğal, teknolojik ve insandan kaynaklanan afet risklerine dikkat çeken Gayrimenkul Proje Pazarlama Satış (GPPS) Platformu Başkanı Bilge Özdemir, afetlerle mücadelede mevcut yapının daha güçlü ve bütünleşik bir modele dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Özdemir, afetlerin yalnızca depremle sınırlı olmadığını, iklim değişikliğinin etkileri, siber saldırılar, salgın hastalıklar ve endüstriyel kazalar gibi yeni nesil tehditlerin de giderek arttığını vurguladı. Bu kapsamda, AFAD’ın yetki ve kapasitesinin güçlendirilerek bağımsız bir “Afet Bakanlığı” çatısı altında yapılandırılmasının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özdemir’e göre afet yönetiminde yalnızca müdahale değil, risk azaltma, hazırlık, yeniden inşa ve koordinasyon süreçlerinin de tek merkezden yönetilmesi büyük önem taşıyor.
Türkiye Çoklu Afet Riskleriyle Karşı Karşıya
Bilge Özdemir değerlendirmesinde, Türkiye’nin yalnızca deprem ülkesi olarak görülmesinin eksik bir yaklaşım olduğunu belirtti. Ülkenin jeolojik, meteorolojik ve iklimsel özellikleri nedeniyle deprem, sel, heyelan, kuraklık, orman yangınları, çığ, dolu ve don olayları gibi çok sayıda afet türüyle eş zamanlı mücadele etmek zorunda olduğuna dikkat çekti.
Özellikle iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte sel, taşkın, kuraklık ve orman yangınlarının daha yıkıcı hale geldiğini vurgulayan Özdemir, gelecekte gıda ve su güvenliği krizlerinin yanı sıra büyük göç hareketlerinin de yaşanabileceğini ifade etti. Yükselen sıcaklıklar, azalan su kaynakları ve tarımsal üretimde yaşanabilecek kayıpların hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Yeni Nesil Tehditlere Dikkat Çekti
Afet kavramının artık yalnızca doğal olaylarla sınırlı olmadığını belirten Özdemir, teknolojik ve endüstriyel kazaların da giderek daha büyük risk oluşturduğunu kaydetti. Nükleer ve kimyasal sızıntılar, büyük fabrika patlamaları, maden kazaları, ulaşım kazaları ve kritik altyapılara yönelik siber saldırıların modern çağın önemli afetleri arasında yer aldığını ifade etti.
Özdemir ayrıca, pandemi deneyiminin afet yönetiminde hazırlığın önemini ortaya koyduğunu belirterek, gelecekte iklim değişikliği kaynaklı yeni salgın risklerinin de gündeme gelebileceğini dile getirdi. Uzay hava olayları ve güneş fırtınalarının dahi enerji, iletişim ve internet altyapıları üzerinde ciddi etkiler oluşturabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“Afet Yönetimi Müdahale ile Sınırlı Kalamaz”
Günümüzde afet yönetiminin yalnızca afet anındaki müdahale faaliyetlerinden ibaret olmadığını belirten Bilge Özdemir, risklerin önceden belirlenmesi, şehirlerin dirençli hale getirilmesi, yapılaşma süreçlerinin denetlenmesi ve afet sonrası yeniden inşa çalışmalarının bütüncül bir sistem içerisinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Özdemir, afet yönetiminin planlama, risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarını kapsayan çok disiplinli bir yapı olduğunu belirterek, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
AFAD İçin Bakanlık Modeli Önerisi
Türkiye’de afet ve acil durum yönetiminden sorumlu kurum olan AFAD’ın sahip olduğu bilgi birikimi, tecrübe ve insan kaynağının daha güçlü bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savunan Özdemir, bağımsız bir “Afet Bakanlığı” modelinin değerlendirilmesini önerdi.
Dünyanın bazı ülkelerinde afet ve acil durum yönetiminin doğrudan bakanlık veya güçlü merkezi yapılar tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Özdemir, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu çok yönlü riskler göz önüne alındığında afet yönetiminin tek bir çatı altında toplanmasının stratejik faydalar sağlayabileceğini ifade etti.
“Geleceğin Afetlerine Bugünden Hazırlanmalıyız”
Birleşmiş Milletler ve çeşitli araştırma raporlarının önümüzdeki yıllarda afet türlerinin çeşitleneceğini ve etkilerinin artacağını ortaya koyduğunu belirten Özdemir, ülkelerin yalnızca kriz anlarına odaklanan yaklaşımlardan uzaklaşması gerektiğini söyledi.
Afetlere dirençli şehirlerin oluşturulmasının, sürdürülebilir kentleşmenin sağlanmasının ve toplumun tüm kesimlerinin afet bilinciyle hareket etmesinin zorunlu hale geldiğini vurgulayan Özdemir, “Geleceğin afetlerine karşı en güçlü savunma, bugünden yapılan hazırlıktır” değerlendirmesinde bulundu.