Eskişehir Sivrihisar’da Kaçak Atık Suya 668 Bin TL Ceza
Eskişehir Sivrihisar’da Kaçak Atık Su Deşarjına Bakanlıktan Ağır Ceza
Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, vidanjörle arıtılmamış atık suyun doğrudan toprağa boşaltılması, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın radarına takıldı. Sivrihisar Kaymaz Mahallesi’nde çekilen görüntüler üzerine harekete geçen ekipler, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne (ESKİ) 668 bin 677 TL idari para cezası kesti. Çevre Kanunu kapsamında uygulanan bu ceza, hem çevreyi koruma kararlılığının hem de kaçak deşarja karşı sıfır tolerans politikasının somut bir örneği oldu.
Bakanlık yetkililerinden edinilen bilgilere göre, Kaymaz Mahallesi’nde çekilen görüntülerde ESKİ’ye ait bir vidanjörün arıtılmamış atık suyu doğrudan toprak araziye boşalttığı açıkça görüldü. İnceleme için bölgeye giden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Eskişehir İl Müdürlüğü ekipleri, yerinde yaptıkları denetimde bu durumu teyit etti.
Atık Suyun Doğrudan Doğaya Bırakılması Yasak
Çevre Kanunu’na göre, atık suların gerekli arıtma işlemlerinden geçirilmeden doğrudan toprağa veya su kaynaklarına boşaltılması kesinlikle yasak. Bu tür yasa dışı uygulamalar, özellikle yer altı su kaynaklarını kirletme riski taşıyor ve bölgedeki ekolojik dengeyi bozuyor. Aynı zamanda tarım alanlarında verimliliği olumsuz etkileyerek halk sağlığını tehdit edebiliyor.
668 Bin 677 TL’lik İdari Para Cezası
Yapılan tespitler sonrası ESKİ’ye, Çevre Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca 668 bin 677 TL idari para cezası uygulandı. Bakanlık, cezanın yalnızca hukuki bir yaptırım değil, aynı zamanda çevreyi koruma bilincini artırmaya yönelik caydırıcı bir adım olduğunu vurguladı.
Çevre Denetimleri Sürecek
Yetkililer, çevre kirliliğine neden olan faaliyetlere karşı denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini ve benzer ihlallerin tespit edilmesi halinde hiçbir kurum veya kuruluşun ayrıcalıklı muamele görmeyeceğini belirtti. Vatandaşlara da çevreyi koruma konusunda duyarlı olmaları ve gördükleri olumsuz durumları yetkililere bildirmeleri çağrısı yapıldı.
Bu olay, yerel yönetimler dahil tüm kurumların çevre mevzuatına uymak zorunda olduğunu bir kez daha gözler önüne sererken, doğayı koruma konusunda ihmale yer olmadığını net bir şekilde ortaya koydu.