Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği, mevcut yapı stokunun güncel yönetmeliklere uygun şekilde yenilenmesini zorunlu kılıyor. Ancak kentsel dönüşüm yalnızca eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılmasıyla sınırlı değil. Sürecin adil, şeffaf ve hak sahiplerinin menfaatlerini koruyacak şekilde ilerlemesi de büyük önem taşıyor. İşte bu noktada, SPK lisanslı değerleme şirketleri tarafından hazırlanan raporlar devreye girerek hem mal sahipleri hem de geliştiriciler için güvence sağlayan kritik bir rol üstleniyor.
EVA Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Özdil Şahin, kentsel dönüşüm sürecinde değerleme raporlarının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bina yıkıldığında, dairenizin konumu, katı, manzarası, yönü, cephe sayısı gibi özellikler geri dönüşü olmayacak şekilde ortadan kalkıyor. Bu nedenle değerleme süreci, mutlaka yıkımdan önce tamamlanmalıdır. Yıkım öncesi alınacak raporlar, mal sahiplerinin haklarını korumada en güçlü teminat haline gelir.”
EVA Gayrimenkul Değerleme tarafından hazırlanan raporlar, yalnızca dairelerin tapu ve resmi belgelerini kayıt altına almakla kalmıyor; aynı zamanda projelerde yer alan kapalı alan bilgileri, konum, yön, cephe ve manzara farklılıklarını da detaylı şekilde analiz ediyor. Bu sayede her dairenin toplam yapı değeri içindeki payı bilimsel verilere dayalı olarak belirleniyor.
“Değerleme raporları, hem müteahhit ile yapılacak pazarlıklarda hem de ileride malikler arasında çıkabilecek hukuki anlaşmazlıklarda yol gösterici bir referans oluşturur. Bu rapor olmadan yeni projede adil paylaşım sağlamak neredeyse imkânsızdır.”
Eski binalardaki dairelerin gerçek değerleri belirlendikten sonra, yeni projede yapılacak daire dağılımı için somut bir veri ortaya çıkıyor. Böylece hak sahipleri, hangi daireyi hak ettiklerini şeffaf ve nesnel bir şekilde öğreniyor. Bu da kentsel dönüşüm sürecinde güven ortamının oluşmasına katkı sağlıyor.
EVA Gayrimenkul Değerleme, yalnızca mevcut yapıları değil, henüz inşa edilmemiş daireleri de mimari projeler üzerinden analiz edebiliyor. Drone destekli saha çalışmalarıyla konum ve kot farkları da raporlara ekleniyor. Böylece süreç boyunca hem mal sahipleri hem de geliştiriciler için güvenilir bir yol haritası hazırlanıyor.
“Binanız Yıkılmadan Önce Harekete Geçin”
Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Dönüşüm süreci başlamadan alınacak değerleme raporları, mal sahiplerinin gelecekte yaşayabileceği hak kayıplarını önlemenin en güvenilir yoludur. Binalar yıkıldıktan sonra kaybolan verilerin telafisi mümkün değildir. Bu nedenle binanız yıkılmadan harekete geçmek hayati önem taşır.”
✅ Sonuç olarak, değerleme raporları kentsel dönüşümde adil paylaşımı sağlayan, mülk sahiplerinin haklarını güvence altına alan ve gelecekte yaşanabilecek ihtilafların önüne geçen en güçlü araçlardan biri olarak öne çıkıyor.