Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılına ait konut satış verileri, İstanbul’daki gayrimenkul piyasasında cinsiyete dayalı önemli eğilimleri gün yüzüne çıkardı. Toplamda 239.213 konutun el değiştirdiği megakentte, bu satışların büyük kısmı erkeklere yapılırken, kadınların da giderek artan oranlarda konut sahibi olduğu görülüyor. Kadın ve erkeklerin ortak mülkiyet tercihleri ile birlikte, “diğer” kategorisindeki yani tüzel ve yabancı alıcıların yaptığı satın alımlar da dikkat çekici bir seviyeye ulaştı.
Bu makalede, İstanbul’da cinsiyete göre konut satışlarının detaylarını analiz ederken, söz konusu rakamların ardındaki sosyal ve ekonomik dinamikleri de derinlemesine ele alacağız. Kadınların artan alım gücü, ortak mülkiyetin yükselen trendi ve yabancı yatırımcı ilgisinin İstanbul’daki gayrimenkul piyasasına etkisi, bu veriler ışığında kapsamlı biçimde değerlendirilecek.
2024 yılında İstanbul’da satılan toplam 239.213 konutun 129.951’i erkeklere, 78.206’sı kadınlara, 5.701’i kadın ve erkek ortaklarına satıldı. 25.355 konut ise “diğer” kategorisinde yer aldı. Bu rakamlar, erkeklerin konut alımında hâlâ başı çektiğini gösteriyor. Ancak kadınların konut sahibi olma oranı her geçen yıl istikrarlı bir şekilde artış gösteriyor.
Kadınların mülkiyet edinme oranlarındaki bu yükseliş, ekonomik bağımsızlıklarının artmasına ve sosyal statüdeki dönüşüme işaret ediyor. Çalışan kadınların sayısındaki artış, kadın girişimciliğinin yükselmesi, miras yoluyla kazanımlar ve bireysel yatırım bilincinin gelişmesi, bu artışın başlıca sebepleri arasında yer alıyor.
İstanbul’da 5.701 konutun kadın ve erkek ortaklığıyla satın alınmış olması, birçok farklı senaryoya işaret ediyor. Evlilik yoluyla birlikte alınan mülkler, yatırım ortaklıkları ya da kardeşler arasında yapılan alımlar bu kategoriyi oluşturuyor olabilir. Ortak tapulu alımlar, hem güven hem de uzun vadeli yatırım stratejisinin bir sonucu olarak değerlendirilebilir.
Özellikle evli çiftlerin birlikte konut alması, aile yapısında kadınların daha aktif rol üstlendiğini ve ekonomik karar süreçlerine dâhil olduğunu gösteriyor.
2024’teki satışlarda 25.355 adet konutun “diğer” kategorisinde yer alması, tüzel kişiler (şirketler, vakıflar, kooperatifler) ve yabancıların İstanbul’daki konutlara ilgisinin sürdüğünü ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle kentsel dönüşüm projeleri, turizm bölgelerinde yapılan yatırımlar ve kısa dönem kiralama amaçlı alımların etkisiyle açıklanabilir.
Yabancı alıcıların büyük bir kısmını Orta Doğu, Asya ve Avrupa’dan gelen yatırımcılar oluştururken; tüzel kişiler genellikle projelik arsa, rezidans veya kiraya verme potansiyeli yüksek dairelere yöneliyor. Bu ilgi, İstanbul’un hâlâ cazip bir gayrimenkul yatırım merkezi olduğunu doğruluyor.
İstanbul’da cinsiyete göre konut satışlarının mevcut tablosu, yalnızca bugünü değil, geleceği de anlamak adına önemli ipuçları veriyor. Kadınların mülkiyet edinme oranlarındaki artış ve ortak sahiplik modellerinin yaygınlaşması, kent yaşamındaki sosyoekonomik yapının dönüşümüne işaret ediyor. Peki, bu tablo önümüzdeki yıllarda nasıl şekillenecek?
1. Kadınların Payı Artmaya Devam Edecek
Kadınların eğitim seviyesindeki artış, iş gücüne katılımları ve bireysel yatırım yapma eğilimleri, konut alımlarında daha fazla söz sahibi olmalarını sağlıyor. Bankaların kadın girişimcilere sunduğu destek kredileri, ailelerin kadın çocuklarına da taşınmaz bırakma konusundaki bilinçlenmeleri ve kadınların kendi ekonomik bağımsızlıklarını sağlamaları, bu artışı besleyen başlıca dinamikler arasında.
2. Bekâr Yaşam Tarzı ve Bireysel Sahiplik Yaygınlaşacak
Geciken evlilik yaşı, tek başına yaşamayı tercih eden bireylerin çoğalması, küçük metrekareli dairelere olan talebi artırıyor. Özellikle kadınlar arasında yalnız yaşamı tercih edenlerin oranı arttıkça, bireysel konut ediniminin önemi de paralel olarak yükseliyor.
3. Ortak Mülkiyet Modelleri Daha Bilinçli Tercih Edilecek
Gerek evli çiftler, gerekse yatırım ortaklığı kuran bireyler tarafından tercih edilen ortak mülkiyet modeli, sadece sosyal değil, hukuki avantajlar bakımından da ilgi görüyor. Bu modelin yaygınlaşması, özellikle tapu paylaşımı, miras planlaması ve vergi avantajı gibi konulara olan ilginin de artmasını beraberinde getiriyor.
4. Yabancı ve Tüzel Kişi Satışları İstanbul’da Kalıcı
İstanbul’un uluslararası yatırımcılar açısından hâlâ cazip bir şehir olması, “diğer” kategorisindeki satışların yüksek kalmaya devam edeceğini gösteriyor. Kentsel dönüşüm projeleri, finans merkezi projeleri ve turizm bölgelerinde yapılan yatırımlar, şirketlerin ve yabancı yatırımcıların konut alımlarını artıracak ana etkenler arasında.
İstanbul’da 2024 yılı konut satış verileri, sadece rakamsal bir dağılım sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kent yaşamındaki sosyal değişimi de yansıtıyor. Erkekler mülkiyet konusunda hâlâ önde olsa da, kadınların artan varlığı, bireysel yatırım kültürünün geliştiğini gösteriyor. Ortak mülkiyet anlayışıyla birlikte eşitlikçi bir konut edinimi trendi ortaya çıkarken, tüzel ve yabancı alımlar da İstanbul’un uluslararası gayrimenkul arenasındaki yerini güçlendiriyor.
Konut piyasasında cinsiyet bazlı bu dönüşüm, önümüzdeki yıllarda şehir planlamasından bankacılık hizmetlerine kadar birçok alanda stratejik kararları da doğrudan etkileyebilir.
EMLAK DERGİSİ