Ankara’ya içme suyu sağlayan önemli kaynaklardan biri olan Gerede Işıklı Regülatörü Havzası’nda kirlilik tespit edilmesi üzerine çevre ekipleri harekete geçti. Yapılan denetimlerde, Gerede Atıksu Arıtma Tesisi’ne ait kolektör hattındaki taşmalar nedeniyle arıtılmamış atık suların doğrudan içme suyu havzasına karıştığı belirlendi. Çevre mevzuatına aykırı bu durumun tespit edilmesinin ardından ilgili kuruma milyonlarca liralık idari para cezası uygulanırken, sorumlular hakkında adli süreç de başlatıldı. Olay, içme suyu kaynaklarının korunmasına yönelik denetimlerin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Bolu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin sahada gerçekleştirdiği teknik incelemelerde, ASKİ Gerede Atıksu Arıtma Tesisi’ne ait atık su kolektör hattı üzerinde üç ayrı noktada taşma meydana geldiği belirlendi. Denetimlerde Yazıkara Köyü, Üçpınar Köyü ve Ümit Köy mevkilerinde kolektör hattından çıkan atık suların çevreye yayıldığı tespit edildi.
Yapılan gözlem ve tutanaklara göre taşan atık suların arıtma sürecinden geçmeden doğrudan Gerede Işıklı Regülatörü Havzası’na ulaştığı saptandı. Söz konusu havza, Ankara’nın içme suyu temin sisteminde kritik öneme sahip kaynaklar arasında yer alıyor.
Tespit edilen ihlaller doğrultusunda ASKİ Genel Müdürlüğü’ne 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında 2 milyon 98 bin TL idari para cezası uygulandı. Yetkililer, içme suyu havzalarının korunmasının çevre ve halk sağlığı açısından hayati önemde olduğunu vurgularken, çevre mevzuatına aykırı uygulamalara karşı denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Ayrıca sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı. Adli sürecin, teknik raporlar ve saha tespitleri doğrultusunda yürütüleceği ifade edildi.
Uzmanlar, içme suyu havzalarında meydana gelen arıtılmamış atık su deşarjlarının kısa ve uzun vadede ciddi çevresel sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Organik yük artışı, su kalitesinde bozulma ve ekosistem üzerinde baskı oluşturabilecek kirleticiler, arıtma maliyetlerini artırabildiği gibi halk sağlığı açısından da risk teşkil edebiliyor.
Yaşanan olay, altyapı hatlarının düzenli bakım ve kontrolünün önemini yeniden gündeme taşırken, içme suyu kaynaklarının korunmasına yönelik denetimlerin sıklaştırılması gerektiği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
Gelişmeler kamuoyu ile paylaşılmaya devam edecek.