Türkiye’de açıklanan konut satış istatistikleri, çoğu zaman inşaat sektörünün gerçek performansını tam olarak yansıtmıyor. Uzmanlar, bu verilerin doğru analiz edilebilmesi için yalnızca “inşaatı yapılan ve ilk kez satılan konutların” dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Bu konuda değerlendirmelerde bulunan Emlak ve inşaat sektörü analisti Bilge Özdemir, “Sektörün büyüklüğünü anlamak için sadece inşaatını yaptığımız, yani birinci el konut satışlarına odaklanmalıyız” diyerek önemli bir uyarıda bulundu.
Bilge Özdemir’e göre, bir konutun inşası tamamlanıp kat irtifakı veya kat mülkiyeti alınarak ilk kez satılması, inşaat sektörünün üretim kapasitesini gösterir. Bu satışlar doğrudan üretim ekonomisinin bir parçasıdır ve sektördeki gerçek büyümeyi yansıtır.
Konut teslim sürecine kadar geliştirici firmanın garantörlüğünde kullandırılan mortgage kredileri ise ipotekli konut satışları olarak kayda geçmektedir.
Özdemir, ikinci el satışların üretimle karıştırılmasının yanlış olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bir konut ilk kez satıldıktan sonra tekrar el değiştirdiğinde artık hizmet ekonomisinin konusu olur. Bu aşamada emlak danışmanları, ekspertiz firmaları ve tapu hizmetleri devreye girer. Dolayısıyla ikinci el satışlar, üretim ekonomisiyle toplanmamalıdır.”
İkinci el satışlarda tapu harçları, masraflar veya kredi kullanımı bulunsa da bunlar üretim verisi değildir.
Bilge Özdemir, “Üretim ekonomisi ile hizmet ekonomisi toplanamaz” diyerek sektörel verilerin doğru analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.
Birinci el konut satışları, ikinci el istatistiklerinde mükerrer şekilde tekrar sayıldığından, bu iki veriyi birleştirmek gerçek tabloyu çarpıtır.
Konut satış istatistiklerinin sağlıklı şekilde yorumlanabilmesi için Özdemir, şu göstergelere dikkat edilmesi gerektiğini belirtti:
Birinci el konut satış adedi
Birinci el ipotekli satış adedi
Birinci el yabancıya satış adedi
Bu göstergeler, inşaat sektörünün üretim kapasitesini ve ekonomik katkısını ortaya koyar.
Sonuç
Konut satış verilerini değerlendirirken üretim ve hizmet ekonomisini karıştırmak, sektörel analizleri yanıltıcı hale getiriyor.
Bilge Özdemir, “Türkiye’nin inşaat ekonomisini doğru anlamak için yalnızca inşaatını yaptığımız konutların satışına odaklanmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.