Günümüzde yaşlı bireylerin mal varlıklarını yönetmeleri, özellikle de taşınmazlarını satmaları sıkça karşılaşılan hukuki işlemler arasında yer alıyor. Bu noktada en çok merak edilen sorulardan biri de “İleri yaşta bir birey taşınmazını satarken sağlık raporu almak zorunda mı?” sorusudur. Özellikle 80 yaş ve üzeri bireylerin işlem sırasında herhangi bir engelle karşılaşıp karşılaşmayacakları, Tapu Müdürlüklerinin hangi durumlarda sağlık raporu talep ettiği ve fiil ehliyetinin nasıl değerlendirildiği konuları ciddi önem taşımaktadır.
Bu makalede; 80 yaşında bir bireyin taşınmaz satışı yapabilmesi için aranan şartları, sağlık raporunun ne zaman zorunlu hale geldiğini ve müdürlüklerin uygulama esaslarını uzman bir bakış açısıyla detaylandıracağız. Ayrıca, uygulamada karşılaşılan sorunlara da yer vererek, sürecin hem birey hem de yakınları açısından daha sağlıklı yönetilmesini sağlayacak pratik bilgiler sunacağız.
Fiil ehliyeti, bir kişinin kendi iradesiyle hukuki işlem yapabilme yeterliliğini ifade eder. Türk Medeni Kanunu’na göre bir kişinin hukuki işlem yapabilmesi için ayırt etme gücüne (temyiz kudretine) sahip olması, ergin olması (18 yaşını doldurmuş olması) ve kısıtlı olmaması gerekir.
Yaş, tek başına fiil ehliyetinin kaybı anlamına gelmez. Yani bir kişi 80, hatta 90 yaşında da olsa; eğer zihinsel fonksiyonları yerinde, karar verme yetisi açık ve bilinci yerindeyse, hukuki işlem yapma ehliyetine sahiptir.
Tapu Müdürlüğü, işlem sırasında tarafın davranış, ifade ve tutumlarından şüpheye düşerse, kişinin ayırt etme gücünün yerinde olup olmadığını araştırmakla yükümlüdür. Bu durum özellikle şu hallerde gündeme gelir:
Bu gibi durumlarda müdürlük, işlemi doğrudan gerçekleştirmez. Tarafı bir sağlık kuruluşuna yönlendirerek “ayırdetme gücüne sahip olup olmadığı” yönünde bir rapor alınmasını ister.
Fiil ehliyeti tespiti için talep edilen sağlık raporu:
Ancak, alınan raporun geçerli sayılabilmesi için “kişinin ayırt etme gücüne sahip olduğu” ifadesinin açıkça yer alması gerekir. Yalnızca genel sağlık durumuna ilişkin raporlar, fiil ehliyeti açısından yeterli görülmez.
Bazı durumlarda tapu işlemi öncesinde vekâletname düzenlenmesi gerekebilir. Noterler de tıpkı tapu müdürlükleri gibi, yaşlı bireylerde fiil ehliyeti konusunda şüphe duyarlarsa rapor talep edebilirler. Özellikle vekâletname verme işlemlerinde yaşlı bireyin tam olarak neye vekâlet verdiğini anladığından emin olunmalıdır.
Aile içi baskı ve yönlendirme: Tapu müdürlüğü, işlemde kişinin iradesinin dışında bir yönlendirme olup olmadığını dikkatle değerlendirir.
Yetersiz içerikli raporlar: “Genel sağlık durumu iyidir” gibi ifadeler içeren raporlar, ayırt etme gücü tespiti için yeterli değildir.
İşlemin reddedilmesi: Müdürlük, rapor gelmeden işlem yapmaz. Şüphe halinde işlem ertelenebilir ya da iptal edilir.
80 yaşındaki bir bireyin taşınmazını satması önünde hukuki bir engel yoktur. Ancak esas olan yaş değil, fiil ehliyetinin varlığıdır. Tapu müdürlükleri ve noterler, sadece şüphe hâlinde sağlık raporu isterler. Bu da yaşlı bireylerin haklarının korunması, olası mağduriyetlerin ve kötü niyetli yönlendirmelerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.
Tavsiyemiz: Yaşı ilerlemiş bir yakını taşınmaz satışı yapacaksa, öncesinde bir sağlık kontrolünden geçmesi ve gerekirse uzman bir hekimin düzenleyeceği raporla ayırt etme gücünü belgelemesi, işlemlerin sorunsuz ilerlemesini sağlar.
EMLAK DERGİSİ