Faiz İndirimi Konutta Hareket Başlattı
Faiz İndirimi Beklentisi Konut Sektörünü Harekete Geçirdi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Temmuz 2025 öncesinde politika faizinde indirime gitmesi beklentisi, konut sektörünü ve kredi piyasasını yeniden hareketlendirdi. Denge Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Latif Aksoy’un açıklamaları, hem üretici hem de yatırımcı açısından umut verici sinyaller içeriyor. Aksoy’a göre; teknik göstergeler ve piyasa beklentileri, konut kredisi faizlerinde kademeli düşüşe işaret ederken, sektörde hazırlıklar şimdiden başladı.
Konut Kredisi Faizlerinde Düşüş Sinyali: Yüzde 2’ler Ufukta
Finans sektöründe 300-350 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisi öne çıkarken, bankalar şimdiden konut kredisi faizlerini aşağı çekmeye başladı. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,5 seviyelerine kadar çıkan faiz oranları, Haziran itibarıyla yüzde 2,89’a kadar geriledi. Aksoy, Merkez Bankası’nın 350 baz puanlık bir indirim yapması durumunda, konut kredisi faiz oranlarının yüzde 2,80’e kadar inebileceğini ve devamında yüzde 2 bandına yaklaşabilecek kampanyaların devreye alınabileceğini belirtiyor.
İlk Evini Alacaklara Özel Kampanyalar Gelebilir
Aksoy, konut kredisi faizlerindeki düşüş beklentisinin özellikle ilk evini alacaklar için yeni fırsatlara kapı araladığını belirtti. Finans sektörü, yüzde 1,2 faiz oranıyla sunulabilecek özel kredi paketleri üzerinde çalışıyor. Bu tür teşviklerin, ipotekli konut satış oranını pandemi öncesindeki seviyelere taşıması bekleniyor. Nitekim ipotekli satışların toplam satışlara oranı 2023’te yüzde 6’ya kadar düşmüşken, bugün yüzde 15 seviyelerinde seyrediyor.
Aylık Reel Getiri Sinyalleri ve Konut Enflasyonu
Konut fiyatlarının son iki yıldır genel enflasyonun gerisinde kaldığını vurgulayan Aksoy, makul seviyedeki fiyat artışlarının risk oluşturmayacağını savunuyor. Henüz yıllık bazda reel getiri sağlayamayan konut yatırımı, aylık bazda pozitif sinyaller vermeye başladı. Bu durum, yatırımcı açısından yeniden cazip bir ortam oluştuğuna işaret ediyor.
Faiz Düşüşü Talebi Artırabilir, Stokları Eritebilir
Faiz oranlarının düşmesinin konut stoklarını eritme potansiyeline de dikkat çeken Aksoy, arzın talebi karşılamasının önemine vurgu yaptı. Özellikle inşaat maliyetlerindeki artışın son bir yılda yatay seyretmeye başlaması, yeni projeler için uygun bir ortam yaratıyor. Türkiye’de yıllık 700-800 bin konut üretimi yapılan bir ortamda, sağlıklı bir arz-talep dengesi için stokların kontrollü şekilde eritilmesi gerekiyor.
Konut Fiyatları Artar mı? Denge Arzda
“Faiz düşerse fiyatlar artar” yönündeki yaygın görüşü değerlendiren Aksoy, fiyat artışının tek bir faktöre bağlı olmadığını vurguladı. Yeterli üretim ve stokun varlığı halinde, faiz indiriminin doğrudan fiyatlara yansımadan talebi karşılayabileceğini, bunun da konut yatırımlarını ve barınma ihtiyacını destekleyici bir unsur olacağını belirtti.
Piyasa TCMB’ye Güveniyor, Enflasyon Beklentisi Geriliyor
TCMB’nin kararlı politikalarının piyasada olumlu karşılık bulduğunu ifade eden Aksoy, yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 30’un altına düştüğünü ve faiz beklentisinin yüzde 46,2’ye gerilediğini hatırlattı. Banka’nın gerektiğinde faizleri indirip yükseltebilecek esneklikte olduğunu göstermesi, piyasa güvenini pekiştirdi.
Asgari Ücret ve İç Dinamikler Süreci Etkileyebilir
Faiz indirimi sürecinde iç dinamiklerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Aksoy, özellikle asgari ücret artışı gibi gelişmelerin enflasyon hedefleriyle uyumlu politikaların şekillenmesinde etkili olabileceğini dile getirdi. TCMB’nin faiz patikasında aşağı yönlü bir eğilime girmesiyle birlikte, önümüzdeki dönemde birkaç toplantı boyunca üst üste indirim yapılması olasılığı güçleniyor.
Sonuç: Faiz İndirimi Konutta Yeni Bir Dönem Başlatabilir
Tüm bu gelişmeler ışığında, faiz indirimi süreci yalnızca konut kredilerini değil, aynı zamanda inşaat sektörünü, konut talebini ve fiyat dengesini de doğrudan etkileyecek. Teknik göstergelerin desteklediği bu yeni dönem, hem yatırımcı hem de ilk kez konut sahibi olacak vatandaşlar için önemli fırsatlar barındırıyor. Faiz indiriminin, doğru planlama ve arz-talep dengesiyle birleşmesi halinde, konut piyasasında sağlıklı bir canlanma yaşanması bekleniyor.