Türkiye’nin deprem gerçeği, bir kez daha kentsel dönüşümün hayati önemini gündeme taşıyor. İzmir özelinde yapılan uyarılar, riskin sadece yapı kalitesiyle değil zemin özellikleriyle de doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü Batuhan Tozburun, özellikle eski yapı stoğu ve alüvyon zemin yapısının birleştiği bölgelerde deprem etkisinin büyüdüğünü belirterek, kentsel dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı.
Türkiye, Alp-Himalaya Deprem Kuşağı üzerinde yer alması nedeniyle yüksek deprem riski taşıyor. 1999 Marmara Depremi, 2011 Van Depremi ve 2023 Kahramanmaraş Depremleri gibi büyük felaketler, can kayıplarının temel nedeninin depremler değil, dayanıksız yapılar olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
İzmir İçin Kritik Uyarı
Batuhan Tozburun, İzmir’in aktif fay hatları ve alüvyon zemin yapısı nedeniyle yüksek risk altında olduğunu belirtti. Özellikle Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka gibi bölgelerde yapı yoğunluğu ile zemin özelliklerinin birleşmesi, deprem etkisini daha da artırıyor.
2020 Depremi Gerçeği Ortaya Koydu
2020 Samos Depremi, merkez üssüne uzak olmasına rağmen İzmir’de ciddi hasara yol açtı. Bu deprem, yerel zemin etkilerinin sarsıntıyı büyüttüğünü, eski yapıların daha fazla zarar gördüğünü ve zemin-yapı etkileşiminin hayati önem taşıdığını gösterdi.
Kentsel Dönüşümde Zaman Daralıyor
Uzmanlara göre İzmir’de mevcut yapı stoğunun yalnızca küçük bir kısmı dönüştürülebildi. Bu durum, olası bir deprem öncesinde zamanla yarışıldığını ortaya koyuyor. Kentsel dönüşüm artık bir yatırım değil, doğrudan yaşam güvenliği meselesi olarak değerlendiriliyor.
Zemin Mühendisliği Ön Planda
Tozburun, deprem riskini azaltmanın yolunun yalnızca sağlam bina yapmaktan değil, doğru zemin mühendisliği uygulamalarından geçtiğini vurguladı. Fore kazık, jet grout ve diyafram duvar gibi tekniklerin projelerde kritik rol oynadığını ifade etti.
Sektörde Güçlü Yapılanma
Tanyer Yapı Zemin Grubu’nun hem İzmir hem de İstanbul’da önemli projelere imza attığını belirten Tozburun, anahtar teslim zemin mühendisliği modeliyle sektörde güçlü bir konuma ulaştıklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde özellikle Bayraklı bölgesinde yeni projelerin başlayacağı da ifade edildi.